Pages

Osmanlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Osmanlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mart 2012 Cumartesi

Osmanlıda Evlilik Teklifi


"-Ey dilberi ranâ! Ey tesadüf-ü müstesna! O mahrem suratınızı görünce size lahzâ-i kalpten sarsıldım... Niyetim acizane-i taciz etmek değildir.. Bilâkis efkâr-i umumiyede ufak bir aile bacası tüttürmektir.. Sözlerim sizi temin ve tatmin edecekse şayet zevc-i izdivacınıza talibim!.."

Bayan basar cevabı;
"-O mahrem suratınıza bir sille-i osmaniye nakşedersem sekte-i kalpten terk-i hayat edersiniz..."

Yorum Sizin.... :) 


Osmanlı Devletinde Giyim

Türk devletleri hiyerarşisi içerisinde ayrı bir yere sahip Osmanlılarda giysiler kişinin toplumdaki konumunu göstermekteydi. Giysinin rengi, biçimi, kumaşın cinsi, kıyafet sahibinin toplum nazarında yerini yansıtmaktaydı. Ayrı ırk ve dine bağlı kişilerin de kendilerine özgü ve birbirinden bağımsız kıyafet şekilleri vardı. Selçuklulardan sonra onun devamı olarak kendisini gösteren Osmanlı Devleti, giyimde de belli bir döneme kadar benzerlik arz eder. Özellikle hoşgörülü bir padişah olan Fatih Sultan Mehmet'ten sonra İslam topraklarındaki toplum yansımasının genele yayıldığı görülür. XVI. yy. giysileri ve süslemeleri, İslam kuralları çerçevesi içerisinde kalmakla beraber yeniliklere de açık bir tutum sergilemekteydi.

20 Mart 2012 Salı

Anadolu Selçuklu Devleti

1.Devlet Yönetimi

Anadolu Selçuklu Devleti’nin başında, sultan adı verilen bir hükümdar bulunurdu.Devlet ve ülke, hükümdar soyunun ortak malı sayılırdı.Sultan ölünce, onun ailesinden biri devletin başına geçerdi.

Sultanın önemli görevleri ve sorumlulukları vardı.Sultan , devleti en iyi şekilde yönetir,halkın mutluluğu için çalışırdı.Sultandan sonra en yetkili devlet adamı vezirdi.

Devlet işleri, divan adı verilen bir kurulda görüşülüp, karara bağlanırdı.Divana, sultan veya vezir başkanlık ederdi.

26 Şubat 2012 Pazar

Kırmızı Çiçek



Osmalı'da içinde hasta bulunan evin penceresine kırmızı çiçek konurdu.
Onu gören satıcılar sessizce geçerlerdi. Çocuklar da başka sokakta oynarlardı

Yorum Sizin...

24 Şubat 2012 Cuma

Şehzade Öldüren Paşa


Osmanlı tarihi ilginç ve gizemli olaylarla doludur. Bu olaylar içinde en ilginç olanları belki de saray içinde dönen ilginç güç mücadeleleri ve entrikalardır. Bir ilginç yan da bu olayların veya sebeplerin birinin her zaman bir kadın olmasıdır.

Fatih Sultan Mehmet’in önemli Sadrazamlarından biri Mahmut Paşa’dır. Fatih dönemi, fetihlerde komutan olarak önemli rol oynadı. Devşirme kökenli Paşa, İstanbul’un, Mora’nın, Sinop’un, Trabzon’un, Eflak’ın ve Midilli’nin alınmasında ordunun başındaki komutanlardandı.

Halk arasında da oldukça sevilen Paşa için, o öldükten sonra ‘veli’ yakıştırması yapılmış, adına ‘Menakıb-ı Mahmud Paşa-yı Veli’ isimli eser yazılmıştı.

Bir gün tutuklanıp hapsedildi ve ardından bizzat Fatih’in emriyle idam edildi. İdam sebebi tam olarak açık değildir. Fatih’in üç oğlu vardı. Bunlardan sevilen ve iyi bir asker olan Şehzade Mustafa esrarengiz bir biçimde ölmüştü. Şehzadenin ölüm sebebiyle ilgili kaynaklarda fazla bir bilgi yoktur.

Dönemin yazarlarında Meali, ‘Hürname ‘ adlı eserinde, Şehzade’nin öleceğini anlayınca Lalası Ahmed Bey’i çağırarak ölümünden Mahmud Paşa’nın sorumlu olduğunu, intikamını almasını vasiyet ettiğini yazar.

Dönemin tarihçilerinden İbn-i Kemal, Behişti, Hoca Sadeddin, Şehzade ile Paşa arasında anlaşmazlık olduğunu söyledikleri halde, sebebini açıklamamışlardır.

Şehzadenin ölümünden sonra devletin ileri gelenleri başsağlığı dileklerini sunarlarken, Sadrazamlıktan alındıktan sonra Edirne’de oturan Mahmud Paşa’da yakınlarının tüm uyarılarına rağmen çağrılmadan saraya gidip, Padişah’a başsağlığı dilemiş, Fatih’e “Şehzade Mustafa öldü ise devlete hizmet edecek ben varım” dediğinde Padişah’ın cevabı da “Mustafa’mın düşmanının hayatta kalması mümkün değildir” olmuş ve Paşa’yı hapse attırmıştır.

Paşa’nın hapsedilmesiyle ilgili bir diğer rivayet, 14 yıl Sadrazamlık yapan Paşa’nın ikinci kez Sadrazam olmasını istemeyen rakipleri, onu katlettirmek için, Paşa’nın Şehzade’nin ölümünden memnun olduğunu, matem elbiselerini çıkartıp, beyazlar giyerek satranç oynadığı haberlerini yaymış, bunun üzerine Paşa hapsedilmişti.

Hapisdeyken Padişah’a “ya beni affet, ya beni öldür” durumunu bildirdi. Fatih, Paşa’yı karşısına getirtti. Mahmud Paşa, aşırı mağrurluğunu bırakmayarak, Padişah’ın huzurunda, yaptığı hizmetlerinden, halk arasında çok sevildiğinden, isminin Padişah’ın ismiyle anıldığından bahsedip, ya affedilmesini ya da mertçe öldürülmesini istemişti.. Fatih’de bunun üzerine 18 Temmuz 1474 yılında Paşa’yı idam ettirdi.

Peki neydi Şehzade ile Paşa arasındaki mesele?

16. yy. tarihçilerinden Gelibolulu Mustafa Ali “Künhül Ahbar” adlı eserinde olayın perde arkasından kısaca şöyle bahseder : Şehzade Mustafa, Mahmud Paşa’nın eşlerinden birisi ile ilişkiye girmiş, Paşa önce eşini boşamış, sonra da Mustafa’yı zehirletmişti

18 Şubat 2012 Cumartesi

Osmanlı Robotu Alamet




Osmanlı robotu ALAMET, 1889 yılında II. Abdulhamit tarafından yaptırılmış, Japon kralına hediye olarak gönderilmiştir. 7 günde bir kurulan, saat başı sema dönen, aynı zamanda içindeki gramofon sayesinde ezan okuyabilen ve yarım metre yürüyebilen Alamet, dünyanın ilk mekanik robotları arasında sayılabilir...